sinib uzaqdan baxırdı , sanki her an bir bulutdan axıb gelecekti, elinde bir palçığa boyanmış oyuncaq , gözlerinde hayata dayir daha başlanmamış savaşların acısı var...
buludlar var , sabahlara qarşı qorxu daşırlar , bizim reqs havamızda ... sonra köklerini qorumaya çalışan ağaclar var , yağışsızlıq behanelerimizde yapraqlar solurlar .. sehere...
qaranlıq sırasında bütün şehere gileyli susduq kelemelerin baş qaldırdığı anda sene qarşı isyanlar içinde fırtana özlemindeyem bilme nece ucuz baxışlardan usandım tapışır meni buludsuz geceme uçub getsem payızlama kökünü qoru men düşen son yapraq deyillem ki...
İzleri varıdı ,dans ettiğim o yarımçılıq yollarda , yollar yarımçılıq olmaz demişdi , ama dediği her gerçek kimi yaşanılmazımdı o yollar ... neçe sen doğmuşdu içimde...
Sussun her kes!!! Artq dinlemek istemirem kimseyi... Pis qoxur bu şeher , o mühteşem deli sövüdleriyle , Ve dar küçeleri , artıq sevmirem bu lanet olası...
Ha bele sen ... Gecikmiş bir düş hevesinde Gecikmisen .. Ha bele men ... Vesveseli bir qadın resminde Susmuşam ... Sanki sigara qoxur hayat O titreyen ellerinde Ve elecene Yaxılıb kül olur Ha bele buludlar Ağlamışken Sığınırlar Bize...
Başara bilmedim Geldi Uzağımdan Ve geçti Bir anıdır indi Düş ağacımın payızında ...
Sonra güneş battı Qoxusunu batıda buraxaraq Ve doğudaydım Sancılarımdan anlam doğurdu Kimse şeherin suçlu baxışında asılmırdı Deniz ise elçatmazıydi şeherin İçimde dalgalanırdi varlığım İtirmek isteyirdim Saxteliğimi Düşlerimin en süslü gecesinde Derideğişme feslinde Bir sicaqlıq arzulayırdım
Ve bu setirleri Başı boş buraxmıram Artıq Gelmişken uzağımdan Seni şerime çağırıram Serbest Gözümün içinde duruqsulanan bir kölge Anısı-san Gece qoynumda İki kişilik bir yataq Heybetinde Ya bu eşyanın yoxsulluğundaysam Gecikmiş Tüm geciken senler kimi Harda o içimi ürperten...
Bu şeheri çözmek Tamsıya –tamsıya Bulutsuzluğunu Ve addımlamaq Qocalmağa telesen körpe toprağı Boylanıram sonsuzluğuna Varlığımı şerit-şerit asarken geceye Doğulmayan mutluluq anlarımda Hesretin dodaqlarıdır yolculuq eden Tenimde Çal meni Tikrar-tikrar Çıplaqlığımı üzüme çırpan aynalardan Yol...
Zaman doyurmuştu onu ,eskilen tüm acılarına rağmen gelen Hiçliklerden ... hiçlik derken hiç bir satıra boyu ermeyen bir Sevda şiiri kimi , belirsiz bir noktada...
İçimi yeyib bitiren sevdanın yanıq dadıdır Acılarımı bilirsen Aldanışımı Gece heveslidir yaman Sazaq ise bunalıma axır Ulduzlardan payım nedir ki Üstüme düşen ay ışığından ? Yox ol .. Bu gün qusduğum tüm acılar...
Düşümde ölmek istedim , yüksek bir yerden Özümü atmaq istedim , düşmek istedim düşümde Sonra dirilmek istedim , uçubda sonsuzluq toprağında Gömülmek sonra kimsenin doxunamıyacağı qeder uca...
Sen gözlerimin içinde Susgunluğumun en derin qatında Bir şehli seher Gilas ağacından asılı düşümde Ölüm sebebim ol ... Ellerinde güc Gözlerinde yaşam Ve sesinde ... Sesinde sonsuzluğunu getir Ve söyle ki Acı yaraşır cümlelerime Acı yaraşır...
Aci değil her isyan , bir dönüşüde yox gettiğimiz yolların Bunu bilerek , dans ederik bilinmeze köprülerde ... Hiç durmadan dilimizde söyleyırık şarkılarımızı ve Yaş baxışlarımızda oynadırıq hayat...